Rekabet Hukuku Bülteni - 2026 3. Çeyrek

04.11.2026

Yazarlar: Av. Ecem Süsoy Uygun, Av. Anıl Acar, Av. Yiğit Alp Aslan, Av. Elvan Galatalı, Stj. Av. Yağmur Bayiz, Stj. Av. Emre Gürdal

Rekabet Hukuku Bülteni - 2026 3. Çeyrek
% 0

Rekabet Kurulunun Dikkat Çeken Gerekçeli Kararları

İstanbul Yeminli Mali Müşavirler Odası’nda Gerçekleştirilen Yerinde İncelemede Elde Edilen Verilerin İadesi ve İmhası Talebi Reddedildi

Rekabet Kurulu (Kurul), mali müşavirlik ve bağımsız denetim hizmetleri alanında yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul Yeminli Mali Müşavirler Odası’nda (İYMMO) gerçekleştirilen yerinde incelemede mobil cihazlardan elde edilen verilerin iadesi ve imhasına yönelik talebi değerlendirdi. İYMMO; kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşu olması nedeniyle yerinde incelemeye tabi tutulamayacağını, kişisel mobil cihazların hâkim kararı olmaksızın incelenemeyeceğini ve kişisel veriler ile meslek sırlarının yeterince korunmadığını ileri sürdü.

Kurul, İYMMO üyelerinin bağımsız ekonomik faaliyette bulunan ve bu nedenle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun (4054 sayılı Kanun) kapsamında teşebbüs niteliğini haiz yeminli mali müşavirlerden oluştuğunu belirtti. Bunu takiben, kâr amacı gütmemesinin veya kamu kurumu niteliğinde olmasının İYMMO’nun teşebbüs birliği sayılmasına engel olmadığını değerlendirerek, 4054 sayılı Kanun'un 15. maddesi kapsamında yerinde inceleme yapılmasının hukuken mümkün olduğu sonucuna ulaştı. Ayrıca, bir verinin kişisel veri veya teşebbüs verisi niteliğinin ancak incelenmesiyle belirlenebileceğini ve incelemenin soruşturmanın konusuyla sınırlı yürütüldüğünü değerlendirdi.

Kurul ayrıca, meslek sırrı yükümlülüğünün adli ve idari inceleme ve soruşturmaları kapsamadığını ve Anayasa Mahkemesinin 06.11.2025 tarihli ve 2023/174 E., 2025/224 K. sayılı kararında yerinde inceleme yetkisinin Anayasa’ya aykırı olmadığı sonucuna ulaştığını vurguladı. Bu çerçevede yerinde incelemenin 4054 sayılı Kanun’un 15. maddesine uygun olduğuna karar vererek verilerin iadesi ve imhası talebini reddetti.

Gerekçeli kararın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

A101 ve CarrefourSA’nın 4054 Sayılı Kanun’u İhlal Etmediğine Karar Verildi

Kurul, zincir marketlerin çeşitli ürünlerde aynı veya benzer fiyatlar uyguladığı ve fiyat artışlarını yakın tarihlerde gerçekleştirdiği yönündeki başvurular üzerine BİM, CarrefourSA, Migros, Nilky, Şok ve A101 hakkında 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında soruşturma başlatmıştı. Soruşturma kapsamında BİM, Migros, Şok ve Nilky hakkındaki inceleme daha önce uzlaşma usulüyle sonuçlandırılmıştı. A101 ve CarrefourSA bakımından ise paralel fiyatlama yoluyla uyumlu eylemde bulunulup bulunulmadığının incelenmesine devam edildi.

Kurul, paralel fiyatlama davranışının tek başına uyumlu eylemin varlığını göstermeye yeterli olmadığını; teşebbüsler arasında doğrudan veya dolaylı bir iletişimin bulunmadığı hâllerde, fiyat benzerliğinin ötesinde ekonomik temellerle açıklanamayan ilave göstergelerin bulunması gerektiğini belirtti. Bu kapsamda, fiyat-maliyet marjlarında sürekli artışlar görülmesi, maliyet artışlarıyla açıklanamayan veya maliyet artışlarını aşan eş zamanlı fiyat artışlarının gerçekleşmesi ya da maliyetler azalmasına rağmen fiyatların sabit tutulması gibi unsurların uyumlu eylem değerlendirmesinde önem taşıdığı ifade edildi.

Bu doğrultuda Kurul, HTM organize perakendeciliği pazarının oligopolistik yapısını dikkate alarak A101 ve CarrefourSA’ya ilişkin değerlendirmelerini BİM, Migros ve Şok’un verileriyle birlikte yürüttü. Bu kapsamda, 66 ürün bakımından 45 aylık döneme ilişkin fiyat hareketlerini inceleyerek teşebbüslerin uyguladığı fiyatların büyük ölçüde birbirine yakınlaştığını ve birçok üründe aynı seviyede gerçekleştiğini tespit etti. Bununla birlikte, yerinde incelemelerde elde edilen rakip fiyat takibi ve fiyat endeksi çalışmalarında teşebbüsler arasında doğrudan veya dolaylı bir iletişim, anlaşma veya koordinasyona işaret eden herhangi bir bulguya rastlanmadı. Kurul, söz konusu belgelerin teşebbüslerin pazardaki fiyat seviyelerini takip ederek kendi fiyatlandırma stratejilerini belirlemelerine yönelik tek taraflı ticari davranışları kapsamında kaldığını değerlendirdi. 

Bu çerçevede Kurul, A101 ve CarrefourSA’nın anlaşma veya uyumlu eylem içerisinde bulunduğunu gösteren herhangi bir bilgi veya belgeye ulaşılamadığından 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal etmediklerine ve teşebbüsler hakkında idari para cezası uygulanmasına yer olmadığına oybirliğiyle karar verdi.

Gerekçeli kararın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

Aydın Hazır Beton Pazarında Fiyat Tespiti ve Müşteri/Bölge Paylaşımı Nedeniyle İdari Para Cezaları Uygulandı

Kurul, Aydın ilinde hazır beton üretimi ve satışı alanında faaliyet gösteren teşebbüslerin birlikte fiyat belirlemek ve müşteri/bölge paylaşımı yapmak suretiyle, çimento üreticilerinin ise söz konusu uygulamalara katılmak veya bunları kolaylaştırmak suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal edip etmediklerini değerlendirdi. 

Kurul, yerinde incelemelerde elde edilen çok sayıda yazışmayı teşebbüsler ve bulgular özelinde ayrı ayrı değerlendirdi. Batıbeton bakımından 2018-2023 dönemine yayılan bulguların, rakiplerle gerçekleştirilen toplantılarda satış fiyatlarının belirlendiğini, alınan kararlara uyulup uyulmadığının takip edildiğini ve belirli müşterilere satış yapılmaması konusunda koordinasyon sağlandığını gösterdiği sonucuna ulaştı. Bu kapsamda Batıbeton’un rakipleriyle fiyat tespiti ve müşteri/bölge paylaşımında bulunduğunu değerlendirdi. 

Şölen bakımından ise farklı tarihlerde elde edilen bulgular birlikte değerlendirilerek rakipler arasında fiyat tespiti ve müşteri paylaşımına yönelik bir anlaşma veya uyumlu eylemin bulunduğu sonucuna ulaşıldı. Kurul, rakipler arasında güncel ve geleceğe yönelik fiyat bilgilerinin paylaşılmasını ve müşterilere ilişkin koordinasyonu söz konusu anlaşmanın uzantısı olarak değerlendirdi. Öztürk bakımından ise tek bir bulguda yer alan iletişimin Öztürk ile rakibi arasında bölgede uygulanacak fiyatlara ilişkin irade uyuşmasını ortaya koymak için yeterli olduğu sonucuna varılarak ihlal tespit edildi.

Kurul ayrıca, çimento pazarında faaliyet gösteren Çimentaş’ın Didim’deki hazır beton üreticileri arasındaki müşteri paylaşımı anlaşmasındaki rolünü inceledi. Bulgulardan, bir otel projesinin belirli hazır beton üreticilerine bırakılmasının ardından rakiplerin projeye teklif vermesinin engellenmesi için Çimentaş’tan destek istendiği ve Çimentaş’ın rakip üreticilerle iletişime geçerek bu yönde aksiyon aldığı tespit edildi. Kurul, Çimentaş’ın kartelin kurulmasından ziyade mevcut müşteri paylaşımı anlaşmasının uygulanmasının ve devamlılığının sağlanmasında rol oynadığını değerlendirerek anlaşmaya aracılık etmek suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği sonucuna ulaştı.

Bu kapsamda Kurul, Çimentaş’a 37.370.945,14 TL, Batıbeton’a 37.851.666,03 TL, Öztürk’e 28.308,08 TL ve Şölen’e 1.216.947,91 TL idari para cezası uygulanmasına; soruşturmaya devam edilen diğer teşebbüsler bakımından ise yeterli bulguya ulaşılamadığından idari para cezası uygulanmasına yer olmadığına karar verdi.

Gerekçeli kararın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

Meta Hakkında WhatsApp Üzerinden Sunulan Yapay Zekâ Hizmetlerine İlişkin Geçici Tedbir Kararı Verildi

Kurul; WhatsApp’ın tüketici iletişim hizmetleri pazarındaki kullanıcı sayısı, kullanıcı etkileşimi, pazara giriş engelleri ve alıcı gücünü dikkate alarak Meta’nın WhatsApp hizmeti ile pazarda hâkim durumda olduğunu tespit etti. 

Kurul, WhatsApp’ın yapay zekâ sağlayıcılarının kullanıcılara erişimi bakımından kritik bir dağıtım kanalı olduğunu ve özellikle faaliyetlerini üçüncü taraf platformlarla entegrasyon üzerine kurgulayan sağlayıcılar bakımından neredeyse vazgeçilmez nitelik taşıdığını değerlendirdi. Üçüncü taraf yapay zekâ sağlayıcılarının WhatsApp’a erişiminin engellenirken Meta AI’ın platformdaki tek genel amaçlı üretken yapay zekâ asistanı olarak kalmasının Meta’nın veri avantajını güçlendirebileceği ve kullanıcıların Meta AI’a kilitlenmesine yol açabileceği belirtildi.

Bu çerçevede Kurul, uygulamanın 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinin ihlal edildiğine yönelik ciddi bulgu oluşturduğu ve devam etmesi hâlinde ciddi ve telafisi mümkün olmayan zararlar doğabileceği gerekçesiyle geçici tedbir uygulanmasına karar verdi. Bu doğrultuda, Meta’ya, üçüncü taraf genel amaçlı üretken yapay zekâ sohbet botlarının ve asistanlarının WhatsApp üzerinden birincil hizmet olarak sunulmasını fiilen veya ekonomik olarak zorlaştırmayacak şekilde erişim sağlaması için bir ay süre verildi. Bu süre içinde yükümlülüklerin yerine getirilmemesi hâlinde Meta hakkında idari para cezası uygulanacağı belirtildi.

Gerekçeli kararın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

Coca-Cola Satış ve Dağıtım Tarafından Sunulan Taahhütler Bağlayıcı Hâle Getirilerek Soruşturma Sonlandırıldı

Kurul, Coca-Cola Satış ve Dağıtım A.Ş.’nin (CCSD) 4054 sayılı Kanun’un 4. ve 6. maddelerini ihlal edip etmediğinin tespiti amacıyla yürütülen soruşturma kapsamında CCSD tarafından sunulan taahhütleri değerlendirdi. Soruşturmada, CCSD ve bayilerinin soğutucu politikaları, hedef ve prim sistemleri, yatırım destekleri ve indirim uygulamalarının rakip ürünlerin görünürlüğünü ve satışını sınırlandırarak fiilî münhasırlık ve dışlayıcı etkiler doğurabileceği yönündeki rekabet endişeleri incelendi.

CCSD, 2021 tarihli taahhütler kapsamında rakip ürünlere ayrılan soğutucu alanını %25’ten %35’e çıkarmayı ve 100 metrekarelik satış alanı sınırlamasını kaldırarak uygulamayı geleneksel kanaldaki tüm satış noktalarına genişletmeyi taahhüt etti. Ayrıca soğutucu temininde satış miktarına dayalı verimlilik koşulunun kaldırılması, hedef ve prim sisteminin yeniden yapılandırılması ve farklı ürün kategorilerine ilişkin indirimlerin birbirinden bağımsız belirlenmesi yönünde taahhütler sunuldu. Kurul, taahhütlerin tespit edilen rekabet sorunlarıyla orantılı ve bu sorunları gidermeye elverişli olduğu sonucuna ulaşarak taahhütleri bağlayıcı hâle getirdi ve CCSD hakkında yürütülen soruşturmayı sonlandırdı.

Gerekçeli kararın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

Koruma Klor’un Yıkıcı Fiyatlama Yoluyla Hâkim Durumunu Kötüye Kullandığı Tespit Edildi

Kurul, Koruma Klor’un klor alkali sektöründeki rakiplerinin faaliyetlerini zorlaştırıcı ve dışlayıcı nitelikteki davranışlarını 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında değerlendirdi. Kurul, Koruma Klor’un hidroklorik asit, sodyum hipoklorit ve demir III klorür pazarlarında hâkim durumda olduğunu tespit ederek teşebbüsün fiyatlama davranışlarının yıkıcı fiyatlama teşkil edip etmediğini inceledi.

Kurul, yıkıcı fiyatlamayı hâkim durumdaki bir teşebbüsün rakiplerini pazar dışına çıkarmak veya rekabetçi davranışlarını engellemek amacıyla kısa vadede maliyetinin altında satış yaparak kârlılıktan feragat ettiği bir strateji olarak ele aldı. Bu kapsamda Kurul, tek bir maliyet ölçütüne bağlı kalmaksızın ortalama kaçınılabilir maliyet ve ortalama toplam maliyet ölçütlerini esas alan fiyat-maliyet analizleri gerçekleştirdi. Analiz sonucunda Koruma Klor’un hidroklorik asit ve sodyum hipoklorit bakımından 2024 yılı genelinde, özellikle belirli müşteriler ve illerde önemli oranlara ulaşan maliyet altı satışlar gerçekleştirdiği; demir III klorür bakımından ise 2024 yılında üç kamu ihalesinde maliyet altı fiyat uyguladığı tespit edildi.

Kurul, fiyat-maliyet analizlerini yerinde incelemede elde edilen ve Koruma Klor’un fiyatlama stratejisine işaret eden şirket içi yazışmalar ve kayıtlarla birlikte değerlendirdi. Nitekim teşebbüsün kendi kayıtlarında da hidroklorik asit ve sodyum hipoklorit ürünlerinde 2024 yılının ikinci yarısından itibaren aylık bazda zarar edildiği görüldü. Kurul ayrıca, Koruma Klor’un geniş ürün portföyü sayesinde belirli klor türevi ürünlerde maliyet altına inerek kendi zararını sınırlayabildiğini; buna karşılık rakiplerin klorlu ürünlerde zarar etmesinin kostik üretiminden elde ettikleri kârlılığı ve üretim güdülerini de azaltabileceğini değerlendirdi. Böylece fiyatlama stratejisinin klor-alkali üretim zincirinin bütünü üzerinden rakipler üzerinde dışlayıcı etki doğurabileceği sonucuna ulaşıldı.

Kurul ayrıca, maliyet altı satışlardan kaynaklanan zararların rakiplerin dışlanmasının ardından daha yüksek fiyatlarla telafi edilmesi anlamına gelen hasat imkânının yıkıcı fiyatlama ihlalinin zorunlu bir unsuru olmadığını belirtti. Bu değerlendirmeler sonucunda Koruma Klor’un yıkıcı fiyatlama yoluyla hâkim durumunu kötüye kullanarak 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal ettiğine ve bu kapsamda 164.484.083,28 TL idari para cezası uygulanmasına karar verildi.

Gerekçeli kararın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

Ak Gıda, Güney Süt, BİM ve Şok’un 4054 Sayılı Kanun’u İhlal Etmediğine Karar Verildi

Kurul; Ak Gıda, Güney Süt, BİM ve Şok hakkında yürüttüğü soruşturma kapsamında, süt ve süt ürünlerinin tedarikine ilişkin fiyat tespiti ve rekabete hassas bilgi değişimi iddialarını değerlendirdi. 

Kurul, mevcut soruşturma bakımından ileri sürülen iddiaları iki temel başlık altında inceledi. İlk olarak, Güney Süt’ün rakip süt ve süt ürünleri tedarikçilerinin fiyat tekliflerini BİM’den aldığı ve bu bilgileri kendisinden daha fazla alım yapması karşılığında Şok’a ileterek BİM ile Şok arasında dolaylı bir rekabete hassas bilgi değişimine aracılık ettiği iddiası değerlendirildi. İkinci olarak ise Güney Süt’ün BİM’den elde ettiği bilgileri Ak Gıda ile paylaşarak iki tedarikçinin BİM’e yönelik tedarik fiyatlarını birlikte belirlediği iddiası incelendi.

Kurul, dosya kapsamında elde edilen bilgi ve belgelerin söz konusu iddiaları desteklemediği sonucuna ulaştı. Bu kapsamda, BİM’e ait stratejik bilgilerin önce Güney Süt’e, ardından Güney Süt aracılığıyla Şok’a aktarıldığını ortaya koyan somut bir delile ulaşılamadı. Ak Gıda ile Güney Süt arasındaki olası koordinasyon bakımından ise Kurul, taraflar arasında doğrudan veya dolaylı bir iletişim bulunması halinde Güney Süt’ün elindeki Ak Gıda’ya ilişkin fiyat bilgileri ile Ak Gıda’nın gerçek fiyatlarının belirli ölçüde benzerlik göstermesinin bekleneceğini, ancak dosyadaki verilerin böyle bir örtüşmeye işaret etmediğini belirtti.

Bu doğrultuda Kurul, fiyat tespiti veya rekabete hassas bilgi değişimi iddialarını destekleyen yeterli bir bulguya ulaşılamadığı sonucuna vararak Ak Gıda, Güney Süt, BİM ve Şok’un 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal etmediğine ve teşebbüsler hakkında idari para cezası uygulanmasına gerek olmadığına oybirliğiyle karar verdi.

Gerekçeli kararın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

Rekabet Kurumunun Yayımladığı Önemli Duyurular

Kurul, Haribo Hakkında Geçici Tedbir Uygulanmasına Karar Verdi

Kurul, Haribo hakkında 4054 sayılı Kanun’un 4. ve 6. maddelerinin ihlal edilip edilmediğinin tespiti amacıyla yürütülen soruşturma kapsamında geçici tedbir uygulanmasına karar verdi.

Yumuşak şeker pazarında meydana gelebilecek rekabet ihlallerini ve telafi edilemeyecek nitelikteki zararları önlemek amacıyla Haribo’nun 200 metrekare ve altındaki geleneksel satış noktalarında bulunan stantlarının görünür kısmının %30’unu, ilgili satış noktasında yumuşak şeker standı bulunmayan rakip markaların ürünlerine ayırmasına karar verildi. Söz konusu alanın dikey düzlemde ve tek blok hâlinde ayrılması ve “Bu alan rakip ürünlere ayrılmıştır.” ibaresini içeren bir etiketle belirtilmesi öngörüldü.

Geçici tedbirin alınmasına ilişkin gerekçeli kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde uygulanması ve nihai karar verilinceye kadar devam etmesi öngörülürken, Haribo hakkında yürütülen soruşturmanın devam ettiği belirtildi.

Duyuru’nun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

Kurul, A101’in CarrefourSA’yı Devralması İşlemine Koşullu Olarak İzin Verdi

Kurul, A101’in CarrefourSA’nın tek kontrolünü devralması işlemine, A101 tarafından sunulan yapısal ve davranışsal taahhütler çerçevesinde koşullu olarak izin verdi. Kurul, işlemin HTM organize perakendeciliği pazarında etkin rekabetin önemli ölçüde kısıtlanmasına yol açabileceğini değerlendirdi. 

Rekabetçi endişelerin giderilmesi amacıyla A101, kendisine ait 10 ve CarrefourSA’ya ait 38 adet olmak üzere toplam 48 mağazanın elden çıkarılmasını taahhüt etti. Ayrıca CarrefourSA’nın A101’den bağımsız organizasyon yapısının muhafaza edilmesi ile üç yıl boyunca toplam istihdam seviyesinin korunması ve mümkün olan ölçüde artırılması için makul çaba gösterilmesi öngörüldü. Taahhüt paketi kapsamında ayrıca üç yıl boyunca her yıl en az 75 KOBİ veya yerel üretici/tedarikçinin desteklenmesi ile yöresel ve yerli tarım ürünlerinin görünürlüğünün artırılmasına yönelik yükümlülükler getirildi. Kurul, sunulan taahhütlerin tespit edilen rekabetçi endişeleri gidermek bakımından yeterli, uygun ve orantılı olduğu sonucuna ulaşarak işleme koşullu olarak izin verdi.

Duyuru’nun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

Kurum, İlaç Sektör İncelemesi Ön Raporu’nu Yayımladı

Kurum, 10 Ağustos 2026 tarihinde İlaç Sektör İncelemesi Ön Raporunu (“Ön Rapor”) yayımladı. Ön Rapor Kurulun 8 Aralık 2021 tarihli kararıyla başlatılan sektör incelemesinin bir çıktısıdır. Ön Raporda ilacın üretim aşamasından hastalara ulaştırılmasına kadar olan süreç parçalara bölünerek incelenmiş ve pazarın rekabetçi yapısı ele alınmaktadır.

Ön Rapor üç temel ana bölümden oluşmaktadır: (i) üretim aşamasında patent koruması, fikri mülkiyet hukuku ve rekabet hukuku arasındaki ilişki, (ii) pazara giriş aşamasını oluşturan sağlık, güvenlik ve erişilebilirliği düzenleyen mevzuatın rekabetçi yapı ile etkileşimi ve (iii) dağıtım aşamasında kamu ve özel sektörün değişen ilaç tedarik yöntemlerinin dönüşümü ile dağıtım seviyesindeki dikey ilişkiler. Bu kapsamda atipik rekabet ihlalleri, münhasırlık uygulamaları, fikri mülkiyet haklarının kullanımı ve düzenleyici çerçevenin manipülasyonu yoluyla ortaya çıkabilecek rekabet sorunları incelenmekte; mevcut idari, hukuki, ekonomik ve kurumsal yapıyı köklü biçimde değiştirmeden uygulanabilecek hedefe yönelik politika önerileri sunulmaktadır.

Üretim aşamasında patent korumasının teşebbüslerce stratejik olarak rekabete aykırı şekilde kullanılabileceği ihtimaller sayılmaktadır. İhtimaller arasında patent kümeleri ve bölünmüş patentler yoluyla patent hakkının uzatılması, patent otoritelerini yanıltıcı şekilde başvurular yapılması, patente dayalı dava hakkının kötüye kullanılması ve rakipler arasındaki “pay for delay” anlaşmaları incelenmektedir.

Pazara giriş aşamasında ruhsatlandırma ve geri ödeme sistemine dahil olma süreçlerinin yoğun regülasyona tabi olduğu vurgulanarak bu regülasyonların teşebbüslerce rekabete aykırı stratejik eylemler için kullanılabileceği belirtilmektedir. Mevzuatın kötüye kullanılmasına ilişkin tespitlerin sonunda ilgili kurumlara mevzuat değişikliği önerileri getirilmektedir.

Dağıtım aşamasında ise ecza depolarının pazardaki önemine vurgu yapılmış, eczanelere tedarik sağlayan ecza depoları açısından yoğunlaşmış pazarın yatay koordinasyon riskleri içerdiği belirtilmektedir. Ayrıca, kamu kurum iskontosuna ilişkin mevzuat belirsizliklerine vurgu yapılarak bazı çözüm önerileri sunulmaktadır. Ek olarak, dağıtım aşamasının kamu hastanelerinin yaptığı alımları oluşturan kamu ihale kanalındaki münhasırlık şartı öngören düzenlemelerin gözden geçirilmesi tavsiye edilmektedir.

Duyuru’nun tam metnine buradan ve Ön Rapor’un tam metnine buradan ulaşabilirsiniz. 

Kurul, TEVA Hakkında Hâkim Durumun Kötüye Kullanılması İddiasıyla Soruşturma Başlattı

Kurul, Teva İlaçları San. ve Tic. A.Ş.’nin (TEVA) bölünmüş patent prosedürlerini stratejik amaçlı kullanmak ve rakip ürünlerin etkinliği ve güvenliğine ilişkin sağlık otoriteleri nezdinde yanıltıcı imaj yaratmak suretiyle jenerik rekabetini kısıtlayıcı eylemlerde bulunarak 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal edip etmediğine yönelik yürüttüğü önaraştırmayı sonuçlandırdı. Kurul, TEVA, Teva Pharmaceuticals Europe B.V. ve Teva Pharmaceutical Industries Ltd’den oluşan ekonomik bütünlük hakkında soruşturma başlattı.

Soruşturma kapsamında, TEVA’nın rakiplerin pazara girişini zorlaştırabilecek nitelikteki davranışları incelenecek. Bu çerçevede, TEVA’nın temel molekül patentinin koruma süresinin sona ermesinin ardından üretim usulü ve dozaj rejimine ilişkin bölünmüş patent başvuruları ile bu patentlerle bağlantılı geri çekme uygulamalarının eşdeğer ilaç rekabetini kısıtlayıcı nitelikte olup olmadığı değerlendirilecek.

Duyuru’nun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

Kurul, Paramount’un Warner Bros.’u Devralması İşlemine Koşullu Olarak İzin Verdi

Kurul, Paramount tarafından Warner Bros.’un tek kontrolünün devralınması işlemine, Paramount tarafından sunulan taahhütler çerçevesinde koşullu olarak izin verdi. Kurul, tarafların faaliyetleri arasındaki yatay ve dikey örtüşmeleri dikkate alarak işlemin sinemalarda gösterilmek üzere filmlerin dağıtımı, TV kanallarının toptan tedariki ve abonelik temelli isteğe bağlı video yayını (SVOD) hizmetleri pazarlarında doğurabileceği rekabetçi endişeleri değerlendirdi.

Sinemalarda gösterilmek üzere filmlerin dağıtımı pazarı bakımından Paramount, Universal ile kontrol ettiği United International Pictures (UIP) Türkiye’deki hissedarlığını sonlandırmayı taahhüt etti. Ayrıca Paramount ve Universal’ın Türkiye’de ortak film dağıtımına yönelik yeni bir ortak girişim veya benzeri ticari yapı kurmaması ve Paramount ile Warner Bros. filmlerinin dağıtımının Universal veya Walt Disney filmlerini de dağıtan üçüncü taraflarla birleştirilmemesi yönünde taahhütler sunuldu.

Paramount ayrıca Türkiye pazarına özgü iki taahhüt sundu. İlk olarak, sinemada gösterilen filmlerin Paramount ve Warner Bros.’a ait SVOD platformlarında ilk kez erişime sunulmasını takip eden 3 yıllık münhasırlık süresinin sona ermesiyle birlikte ilgili filmlerin Türkiye’de piyasa koşullarında üçüncü taraf platformlara lisanslanmak üzere mevcut kılınması taahhüt edildi. Bu yükümlülük kapanış tarihinden itibaren beş yıl süreyle uygulanacak. İkinci olarak, Paramount ve Warner Bros.’un lineer TV sağlayıcılarıyla yürürlükte olan sözleşmelerinin, ilgili sağlayıcının talebi üzerine aynı hüküm ve koşullarla 31.12.2029 tarihine kadar uzatılması ve tarafların mevcut TV kanallarını kendi SVOD platformlarında sunmaya devam ettikleri sürece bu kanalları üçüncü kişilere de piyasa koşullarında lisanslanmak üzere mevcut kılmaları taahhüt edildi.

Kurul, sunulan taahhütlerin tespit edilen rekabetçi endişeleri gidermek bakımından yeterli ve orantılı olduğu ve kısa sürede yerine getirilebileceği sonucuna ulaşarak işleme koşullu olarak izin verdi.

Duyuru’nun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

Dünyada Yaşanan Önemli Gelişmeler

Yedi Avrupa Rekabet Otoritesi, AB Birleşme Kılavuzu Taslağına İlişkin Ortak Açıklama Yayımladı

Avusturya, Belçika, Çekya, İrlanda, Hollanda, Yunanistan ve Portekiz rekabet otoriteleri, Avrupa Komisyonu’nun (Komisyon) AB Birleşme Kılavuzu Taslağına ilişkin ortak bir açıklama yayımladı. Otoriteler, etkin rekabetin Avrupa’nın rekabet gücü, inovasyon, verimlilik artışı ve uzun vadeli refah bakımından temel bir unsur olduğunu vurguladı. Bu kapsamda, ölçek yaratan ve rekabetçi etkiler doğuran birleşmeler ile pazar gücünün yoğunlaşmasına ve rekabetçi sürecin zayıflamasına yol açabilecek birleşmeler arasında ayrım yapılması gerektiği ve yalnızca ölçek yaratılmasına ilişkin gerekçelerle birleşme kontrolünün gevşetilmemesi gerektiği ifade edildi.

Otoriteler ayrıca dayanıklılık, sürdürülebilirlik ve AB içindeki sınır ötesi entegrasyon gibi unsurların, rekabet dinamiklerini etkiledikleri ölçüde birleşme değerlendirmelerinde dikkate alınabileceğini belirtti. Bununla birlikte, birleşmelerin rekabetçi zararları kadar ileri sürülen faydalarının da sağlam ekonomik analizlere, doğrulanabilir delillere ve şeffaf hukuki standartlara dayanması gerektiği vurgulandı.

Son olarak, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin açık ve rekabetçi pazarlara bağımlı olduğuna dikkat çekilerek ölçek ve yatırım kapasitesinin artırılmasının pazara giriş imkânları ile tedarikçi, yenilikçi ve daha küçük teşebbüslerden oluşan ekosistemlerin zararına gerçekleşmemesi gerektiği ifade edildi.

Açıklama’nın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

Komisyon ve CMA, Paramount/WBD İşlemini Farklı Yaklaşımlarla Değerlendirdi

Komisyon, Paramount’un Warner Bros.’u devralması işlemine Paramount tarafından sunulan taahhütler çerçevesinde koşullu olarak izin verirken, Birleşik Krallık Rekabet ve Piyasalar Otoritesi (Competition and Markets Authority – CMA) işlemin Birleşik Krallık’ta rekabetin önemli ölçüde azalmasına yol açmayacağı sonucuna ulaşarak işleme koşulsuz izin verdi. Her iki otorite de tarafların sinema filmi dağıtımı, görsel-işitsel (AV) içerik üretimi ve lisanslanması, SVOD hizmetleri ve çocuklara yönelik TV kanalları gibi alanlardaki faaliyetlerini değerlendirdi.

Otoritelerin değerlendirmeleri özellikle sinema filmi dağıtımı bakımından farklılaştı. Komisyon, Paramount’un Universal ile UIP aracılığıyla film dağıtımında yapısal ortaklığa sahip olduğu Avrupa Ekonomik Alanı (AEA) ülkelerinde Warner Bros.’un film portföyünün eklenmesinin yoğunlaşmayı ve şeffaflığı artıracağını ve sinema işletmecileri bakımından daha olumsuz ticari koşullara yol açabileceğini değerlendirdi. CMA ise Paramount ve Warner Bros.’un yakın rakipler olmakla birlikte Universal, Disney veya Sony’ye kıyasla birbirlerinin daha yakın rakibi olmadığını ve birleşik teşebbüs Birleşik Krallık’ın en büyük film dağıtıcısı hâline gelecek olsa da büyük ve küçük stüdyoların yeterli rekabetçi baskı oluşturmaya devam edeceğini belirledi. Çocuklara yönelik TV kanalları ve SVOD hizmetleri bakımından ise her iki otorite de işlem sonrasında yeterli alternatiflerin bulunacağı sonucuna ulaştı.     

Komisyonun tespit ettiği rekabetçi endişeleri gidermek amacıyla Paramount, işlemin kapanışından itibaren 13 ay içinde AEA’daki UIP ortaklığından çıkmayı ve on yıl boyunca Universal ile AEA’da ortak film dağıtımına yönelik belirli düzenlemelere girmemeyi taahhüt etti. Komisyon, bu taahhütlerin rekabetçi endişeleri gidermek için yeterli olduğu sonucuna ulaşarak işleme koşullu izin verdi. Buna karşılık CMA, işlemin Birleşik Krallık’ta rekabetin önemli ölçüde azalmasına yönelik gerçekçi bir ihtimal doğurmadığına karar vererek işlemi ikinci aşama incelemeye sevk etmedi.

Komisyon’un kararına ilişkin duyuruya buradan ve CMA’nın kararına ilişkin duyuruya buradan ulaşabilirsiniz.

Komisyon, Birleşmelerin Dinamik Etkilerine İlişkin Ekonomik Çalışmayı Yayımladı

Komisyon, AB Birleşme Kılavuzları’na ilişkin devam eden incelemesi kapsamında 24.08.2026 tarihinde Oxera tarafından hazırlanan Birleşmelerin Dinamik Etkilerine İlişkin Ekonomik Çalışma’yı (Economic study on the dynamic effects of mergers) yayımladı. Cilt 1 – Ana Rapor (Volume 1 – Main report) ve Cilt 2 – Detaylı Literatür İncelemesi (Volume 2 – Detailed literature review) olmak üzere iki ciltten oluşan çalışmada, birleşmelerin inovasyon, yatırım, pazara giriş ve gelecekteki rekabet üzerindeki etkilerinin birleşme kontrolü kapsamında değerlendirilmesine yönelik ekonomik ve analitik bir çerçeve ortaya konuldu.

Çalışma’da, birleşmelerin dinamik etkilerinin yalnızca inovasyon üzerindeki etkilerle sınırlı olmadığı; yatırım, pazara giriş ile yeni veya geliştirilmiş ürünlerin fiyat ve erişilebilirliği gibi gelecekteki ürün pazarı rekabetini etkileyen unsurları da kapsadığı belirtildi. Bu kapsamda yatay ve yatay olmayan birleşmelerin rekabet karşıtı dinamik etkiler doğurabileceği gibi ölçek, tamamlayıcılıklar, teknoloji yayılımı, yatırım maliyetlerinin azalması ve dışsallıkların içselleştirilmesi gibi kanallar aracılığıyla rekabeti artırıcı dinamik etkiler de yaratabileceği değerlendirildi. Çalışma’da ayrıca, rekabeti artırıcı dinamik etkilerin doğrulanabilirlik, birleşmeye özgülük ve tüketici yararı kriterleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği belirtildi. İkinci ciltte ise bu değerlendirmelere temel oluşturan kapsamlı akademik literatür ayrıntılı olarak incelendi.

Komisyon, çalışmanın sonuçlarının sunulması ve tartışılması amacıyla 11.09.2026 tarihinde Brüksel’de bir ekonomik çalıştay düzenledi. Çalıştay’da çalışmanın genel bulgularının yanı sıra birleşmelerden kaynaklanabilecek dinamik zarar ve fayda teorileri ayrı paneller kapsamında ele alındı.

Çalışma’nın Cilt 1 – Ana Rapor’una buradan ve Cilt 2 – Detaylı Literatür İncelemesi’ne buradan, Çalıştay’a ilişkin bilgilere ise buradan ulaşabilirsiniz.

FTC, Kişiselleştirilmiş Fiyatlandırmaya İlişkin Uygulama Politikası Taslağını Yayımladı

ABD Federal Ticaret Komisyonu (Federal Trade Commission – FTC), kişiselleştirilmiş fiyatlandırmaya ilişkin Uygulama Politikası Taslağı’nı (Enforcement Policy Statement – Taslak) yayımladı. Taslak’ta, modern veri toplama ve işleme imkânlarının işletmelerin tüketicilerin kişisel verilerinden hareketle ödeme istekliliği veya fiyat karşılaştırması yapma eğilimi gibi özelliklerini tahmin ederek kişiselleştirilmiş fiyatlar belirlemesine imkân tanıdığı belirtildi. FTC, kişiselleştirilmiş fiyatlandırmanın bazı pazarlarda yerleşik bir uygulama olmakla birlikte, diğer pazarlarda tüketicilerin aynı yer ve zamanda aynı fiyatın uygulanacağı yönündeki makul beklentisiyle çelişebileceğini değerlendirdi.

FTC, kişiselleştirilmiş fiyatlandırmayı her koşulda yasaklama yetkisine sahip olmadığını, ancak FTC Kanunu’nun 5. maddesini ihlal eden haksız veya aldatıcı uygulamalara karşı yaptırım uygulayacağını belirtti. Bu kapsamda, tüketicilerin fiyatların kişisel verilerine göre değişmeyeceğine ilişkin makul beklentisinin bulunduğu durumlarda işletmelerin yalnızca fiyatın kişiselleştirildiğini değil, kişiselleştirmenin dayanağını ve kullanılan veri türlerini de açık ve görünür şekilde açıklaması gerektiği; bu açıklamaların yapılmamasının 5. maddeyi ihlal edebileceği ifade edildi. Ayrıca kişiselleştirilmiş fiyatlandırma amacıyla kişisel verilerin yeterli açıklama veya rıza olmaksızın toplanması, kullanılması veya paylaşılmasının da 5. madde kapsamında hukuki sorun doğurabileceği belirtildi.

Taslak’ta, yeterli açıklama yapılmaksızın tüketicinin kişisel koşullarından yararlanılarak daha yüksek fiyat uygulanmasına ilişkin çeşitli örneklere de yer verildi. Bunlar arasında tüketicinin acil bir sağlık durumu nedeniyle ulaşım hizmetine ihtiyaç duyduğu, cenaze nedeniyle seyahat ettiği veya rakip uygulamaları kullanmadığı bilgisinden hareketle daha yüksek fiyat belirlenmesi gibi uygulamalar sayıldı. FTC, kişiselleştirilmiş fiyatlandırma uygulamalarını izlemeye devam edeceğini ve kanunun ihlal edildiğine ilişkin makul neden bulunması hâlinde yaptırım yoluna başvuracağını belirtti.

Taslak’ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

Komisyon, Google Hakkında DMA Kapsamında Android ve Arama Verilerine İlişkin Tedbirler Aldı

Komisyon, Dijital Piyasalar Yasası (DMA) kapsamında Google’a yönelik iki ayrı bağlayıcı tedbir kararı aldı. Kararlar, (i) üçüncü taraf yapay zekâ hizmetlerinin Android işletim sisteminin temel işlevlerine Google’ın kendi yapay zekâ hizmetleriyle eşit koşullarda erişebilmesini ve (ii) Google Search tarafından büyük ölçekte toplanabilen belirli arama verilerinin rakip arama motorlarıyla paylaşılmasını amaçlamaktadır.

Android ile çalışabilirliği incelediği kararı kapsamında Komisyon, üçüncü taraf yapay zekâ asistanlarının Android’in temel işlevlerine erişiminin hâlihazırda Google’ın Gemini gibi kendi yapay zekâ hizmetlerine kıyasla daha sınırlı olduğunu tespit etti. Bu nedenle, alınan yeni tedbirlerle kullanıcıların tercih ettikleri yapay zekâ asistanlarını sesli komutla etkinleştirebilmesi ve bu asistanların kullanıcı adına uygulamalar içerisinde işlem yapabilmesi öngörüldü. Tedbirler kapsamında kullanıcı gizliliği, cihaz güvenliği ve cihaz bütünlüğünün korunmasına yönelik güvencelere de yer verildi.

Arama verilerinin paylaşılmasına ilişkin ikinci kararında ise Komisyon, Google’ın rakip arama motorlarına sağlayacağı verilere ilişkin koşulları ele aldı. Bu kapsamda Komisyon, üçüncü taraf arama motorlarının geliştirilmesi ve iyileştirilmesi bakımından bu verilere erişimin önem taşıdığını ve Google Search karşısında daha eşit rekabet koşulları yaratılabileceğini değerlendirdi. Bu kapsamda, arama işlevi sunan yapay zekâ sohbet botlarının da veri paylaşımından yararlanabilecek hizmetler arasında olduğu açıklığa kavuşturuldu. Ayrıca Google’ın, kendi arama hizmetlerini geliştirmek amacıyla topladığı verileri, gerekli anonimleştirme önlemlerini uygulamak kaydıyla, uygun üçüncü taraf sağlayıcılarla da paylaşması öngörüldü.

Karar’da, paylaşılacak arama verilerinin anonimleştirilmesine yönelik çok katmanlı bir yöntem öngörüldü. Bununla birlikte, paylaşılacak verilerin fiyatlandırılmasında uygulanacak yönteme ve verilere erişim sürecinin şeffaflığına ilişkin kurallar belirlendi.

Google’ın uygun arama motoru sağlayıcılarıyla veri paylaşımına Ocak 2027’de başlaması, Android’e ilişkin değişikliklerin ise Temmuz 2027’den itibaren kullanıcıların kullanımına sunulması kararlaştırıldı.

Komisyon ayrıca, söz konusu süreçlerin Google’ın DMA’ya uyup uymadığının değerlendirildiği bir ihlal incelemesi niteliğinde olmadığını vurguladı. Kararlarla, Google’ın DMA kapsamındaki birlikte çalışabilirlik ve veri paylaşımı yükümlülüklerini nasıl yerine getirmesi gerektiği açıklığa kavuşturuldu. Bu nedenle süreç kapsamında herhangi bir para cezası öngörülmedi.

Komisyon’un duyurusuna buradan ulaşabilirsiniz.

Komisyon, Hâkim Durumun Dışlayıcı Kötüye Kullanılmasına İlişkin Kılavuzu Kabul Etti

Komisyon, 3 Eylül 2026 tarihinde Avrupa Birliği’nin İşleyişine Dair Antlaşma’nın (TFEU) 102. maddesine ilişkin Kılavuz’u (Hâkim Durum Kılavuzu) kabul etti. Hâkim Durum Kılavuzu, Komisyonun dışlayıcı kötüye kullanmalara ilişkin uygulama önceliklerini belirleyen 2008 tarihli kılavuzun yerini almaktadır. 

Komisyon, Hâkim Durum Kılavuzu ile TFEU’nun 102. maddesini dışlayıcı kötüye kullanmalara nasıl uyguladığını sistematik bir çerçevede ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu kapsamda Hâkim Durum Kılavuzu’nun AB rekabet politikasının güncel ticari dinamiklere uyum sağlamasına katkıda bulunması, hukuki belirliliği artırarak teşebbüslerin rekabet kurallarına uyumunu kolaylaştırması ve başta ulusal rekabet otoriteleri ile mahkemeler olmak üzere TFEU’nun 102. maddesinin uygulanmasında daha tutarlı bir yaklaşım geliştirilmesine yardımcı olması hedeflenmektedir.

Kılavuz, AB mahkemelerinin içtihadı ile Komisyonun dışlayıcı kötüye kullanmalara ilişkin uygulama ve deneyimine dayanmaktadır. Bu çerçevede teşebbüslerin tek başlarına veya diğer teşebbüslerle birlikte bir ya da birden fazla pazarda hâkim durumda bulunup bulunmadıklarının değerlendirilmesine ilişkin açıklamalar sunmaktadır. 

Bununla birlikte, ekosistemler ve ikincil pazarlar (aftermarkets) bakımından hâkim durum analizinin nasıl gerçekleştirileceği ayrıca ele alınmaktadır. Kılavuz ayrıca, bir davranışın meşru rekabetten (competition on the merits) sapıp sapmadığının ve dışlayıcı etki doğurup doğurmadığının tespitinde dikkate alınacak ölçütleri ortaya koymakta, hâkim durumdaki teşebbüslerin belirli davranış türlerinin nasıl değerlendirileceğine ilişkin çerçeveyi açıklamaktadır.

Son olarak Kılavuz, hâkim durumdaki teşebbüslerin davranışlarını objektif gereklilik veya verimlilik gerekçeleriyle nasıl savunabileceklerini de açıklığa kavuşturmaktadır. Buna göre teşebbüsler, davranışlarının objektif olarak gerekli olduğunu veya ortaya çıkan verimliliklerin olumsuz etkileri dengelediğini ve nihai olarak tüketicilere fayda sağladığını gösterebilecektir.

Komisyon’un duyurusuna buradan ulaşabilirsiniz.

Çek Rekabet Otoritesi, Pegasus/Czech Airlines/Smartwings İşlemine Koşullu İzin Verdi

Çek Cumhuriyeti Rekabetin Korunması Ofisi (Çek Rekabet Otoritesi), Pegasus’un Czech Airlines’ı (České aerolinie) ve dolaylı olarak Smartwings’i devralması işlemine belirli koşullara tabi olarak izin verdi.

Pegasus grubu hâlihazırda Prag ile İstanbul ve Antalya arasında tarifeli yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunmakta ve ayrıca başta İstanbul aktarmalı olmak üzere Prag’dan çeşitli destinasyonlara uçuş imkânı sunmaktadır. Czech Airlines ise Smartwings ve bağlı şirketlerini kontrol eden bir holding şirketidir. Bu kapsamda, ağırlıklı olarak Prag ve Çek Cumhuriyeti’ndeki diğer havalimanlarından, bazı durumlarda ise Slovakya’daki havalimanlarından uluslararası charter ve tarifeli uçuşlar gerçekleştirmektedir. Smartwings ayrıca uçak kiralama ve daha sınırlı ölçüde yolcu uçuşları kapsamında yük ve kargo taşımacılığı alanlarında da faaliyet göstermektedir.

Çek Rekabet Otoritesi’nin işleme ilişkin temel rekabet endişesi, yaz sezonunda Prag - Antalya hattındaki tarifeli doğrudan yolcu taşımacılığı pazarında tarafların faaliyetlerinin örtüşmesinden kaynaklandı. Çek Rekabet Otoritesi, işlem sonucunda ortaya çıkacak birleşik teşebbüsün bu hatta çok yüksek bir pazar payına ulaşacağını ve rakipleri karşısında önemli bir konum elde edeceğini değerlendirdi. Bu çerçevede, işlemin mevcut haliyle rekabet baskısında önemli bir azalmaya yol açabileceği sonucuna varıldı.

Söz konusu rekabet endişelerini gidermek amacıyla Pegasus, Prag - Antalya tarifeli hattında yaz sezonuna ilişkin belirli sayıda slotunu başka bir havayoluna devretmeyi önerdi. Çek Rekabet Otoritesi, bu çözümün potansiyel rakiplerin Prag ve Antalya havalimanlarında doğrudan tarifeli seferler gerçekleştirmeye elverişli olduğunu ve slotlara hızlı biçimde erişmesini sağlamayı amaçladığını belirtti.

Karar’a ilişkin Eylül tarihli duyuruda, kararın Ağustos 2026 sonunda alındığı ancak karara karşı başvuru süresinin henüz sona ermemiş olması nedeniyle kesinleşmediği belirtildi.

Karar’a ilişkin duyuruya buradan ulaşabilirsiniz.

CMA, Birleşme Değerlendirme Kılavuzu’nu Güncelledi

CMA, rekabeti artırıcı etkinliklerin (rivalry-enhancing efficiencies) birleşme değerlendirmelerinde nasıl ele alındığına ilişkin yürüttüğü gözden geçirme sürecini tamamlayarak, 3 Eylül 2026 tarihinde Birleşme Değerlendirme Kılavuzu’nu (Birleşme Değerlendirme Kılavuzu) güncelledi. Ocak 2026’da yayımlanan görüş çağrısıyla başlatılan çalışma kapsamında hazırlanan taslak metin, 3 Haziran–1 Temmuz 2026 tarihleri arasında kamuoyu görüşüne sunulmuştu.

CMA’nın konuya ilişkin duyurusu uyarınca güncelleme, Birleşme Değerlendirme Kılavuzunun yalnızca etkinliklere ilişkin bölümünü kapsamaktadır. Kılavuz, rekabeti artırıcı etkinlikleri (rivalry-enhancing efficiencies), birleşen tarafların rakipleri karşısındaki rekabet gücünü artıran etkinlikler olarak tanımlamaktadır. Örneğin birleşme sonucunda marjinal maliyetlerin düşmesi, tarafları fiyatlarını indirmeye teşvik edebilir. Benzer şekilde, birleşme tarafların inovasyon kabiliyetini ve inovasyon yapma teşvikini artırabilir. Kılavuza göre bu tür etkinlikler, birleşmenin rekabet üzerindeki olumsuz etkilerini dengeleyerek rekabetin önemli ölçüde azalmasının önüne geçebilir.

Kılavuz, bu etkinliklerin hangi koşullarda dikkate alınacağını da ayrıca ele almaktadır. Buna göre etkinliklerin öncelikle rekabet endişesinin ortaya çıktığı pazarda rekabeti artırması ve söz konusu endişeyi giderecek ölçüde zamanında, gerçekleşmesi muhtemel ve yeterli olması gerekir. Etkinliklerin ayrıca birleşmeye özgü olması, başka bir ifadeyle birleşme dışında alternatif bir yolla elde edilememesi ve Birleşik Krallık’taki müşterilere fayda sağlaması gerekmektedir.

Bununla birlikte, tarafların ileri sürdükleri etkinlikleri doğrulanabilir delillerle desteklemeleri beklenmektedir. CMA, bu delillerin değerlendirilmesinde maliyet ve Ar-Ge verileri, yönetim kurulu belgeleri, sinerji analizleri ve entegrasyon planları gibi şirketlerin olağan faaliyetleri kapsamında hazırlanmış belgelere daha fazla ağırlık vermektedir. Bu doğrultuda, etkinlik iddiasında bulunmayı planlayan tarafların incelemenin erken bir aşamasında CMA ile iletişime geçmesi ve sunulabilecek deliller konusunda CMA’nın görüşünü almasını önerilmektedir.

Gerçekleştirilen değişiklikler, 3 Eylül 2026 tarihinde yürürlüğe girmiş olup bu tarihte veya sonrasında resmî birinci aşama incelemesi başlatılan işlemlere uygulanmaktadır. 

Kılavuz’un tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

Bülteni pdf formatında indirmek için tıklayınız.

Bizi Google'da tercih edilen kaynağınız yapın
Erdem & Erdem yayınlarını Google aramalarınızda öne çıkarın.
Tercih edilen kaynak olarak ekle Daha fazla erdem-erdem.av.tr

Bu makalenin tüm hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın bu makale kullanılamaz, çoğaltılamaz, kopyalanamaz, yayımlanamaz, dağıtılamaz veya başka bir suretle yayılamaz. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın oluşturulan içerikler takip edilmekte olup, hak ihlalinin tespiti halinde yasal yollara başvurulacaktır.

Diğer İçerikler

Rekabet Hukuku Bülteni - 2026 2. Çeyrek
Yayınlar
Rekabet Hukuku Bülteni - 2026 2. Çeyrek

Yazarlar: Av. Ecem Süsoy Uygun, Av. Anıl Acar, Av. Yiğit Alp Aslan, Av. Elvan Galatalı, Stj. Av. Tuğçe Polat

Rekabet Hukuku ve Uyum 23.07.2026
Rekabet Hukuku Bülteni - 2026 1. Çeyrek
Yayınlar
Rekabet Hukuku Bülteni - 2026 1. Çeyrek

Yazarlar: Av. Ecem Süsoy Uygun, Av. Anıl Acar, Av. Yiğit Alp Aslan, Av. Elvan Galatalı, Stj. Av. Pelin Mutlu

Rekabet Hukuku ve Uyum 18.05.2026
Rekabet Hukuku Bülteni - 2025 4. Çeyrek
Yayınlar
Rekabet Hukuku Bülteni - 2025 4. Çeyrek

Yazarlar: Av. Ecem Süsoy Uygun, Av. Anıl Acar, Av. Yiğit Alp Aslan, Av. Elvan Galatalı, Stj. Av. Yağmur Bayiz

Rekabet Hukuku ve Uyum 23.02.2026
Rekabet Hukuku Bülteni - 2025 3. Çeyrek
Yayınlar
Rekabet Hukuku Bülteni - 2025 3. Çeyrek

Yazarlar: Av. Ecem Süsoy Uygun, Av. Anıl Acar, Av. Elvan Galatalı, Stj. Av. Ömer Karakaya, Stj. Av. Fuat Sarı

Rekabet Hukuku ve Uyum 10.11.2025
Rekabet Hukuku Bülteni - 2025 2. Çeyrek
Yayınlar
Rekabet Hukuku Bülteni - 2025 2. Çeyrek

Yazarlar: Av. Anıl Acar, Av. Aslı Su Çoruk, Av. Nil Zeren Özdemir, Av. Elvan Galatalı, Stj. Av. Beril Cimitoğlu, Stj. Av. Melis Ünlü

Rekabet Hukuku ve Uyum 09.07.2025
Rekabet Hukuku Bülteni - 2025 1. Çeyrek
Yayınlar
Rekabet Hukuku Bülteni - 2025 1. Çeyrek

Yazarlar: Av. Ecem Süsoy Uygun, Av. Merve Bakırcı, Av. Aslı Su Çoruk, Av. Elvan Galatalı, Av. Nil Zeren Özdemir, Stj. Av. Orhan Emin Erdem, Stj. Av. Mert Kaan Gümüş

Rekabet Hukuku ve Uyum 07.04.2025
Rekabet Hukuku Bülteni 2024 Yılı Temmuz-Aralık Dönemi
Yayınlar
Rekabet Hukuku Bülteni 2024 Yılı Temmuz-Aralık Dönemi

Yazarlar: Av. Mert Karamustafaoğlu, Av. Merve Bakırcı, Av. Aslı Su Çoruk, Av. Elvan Galatalı, Stj. Av. Zeynep Beyza Bulgurcu

Rekabet Hukuku ve Uyum 03.02.2025
İş Gücü Piyasalarına İlişkin Kılavuz İçin Kontrol Listesi
Yayınlar
İş Gücü Piyasalarına İlişkin Kılavuz İçin Kontrol Listesi

Rekabet ve Uyum ekibimiz, Rekabet Kurumu'nun geçtiğimiz günlerde yayımladığı İş Gücü Piyasalarına İlişkin Kılavuz kapsamında bir kontrol listesi hazırladı. İlgili kontrol listesi, şirketlerin; çalışan ayartmama anlaşmaları, ücret tespiti düzenlemeleri, bilgi değişimi uygulamaları ve rekabet yasağı hükümlerini Kılavuz doğrultusunda gözden geçirmelerine yardımcı olmayı amaçlamaktadır...

Rekabet Hukuku ve Uyum 07.01.2025
Rekabet Hukuku Bülteni 2024 Yılı Ocak-Haziran Dönemi
Yayınlar
Rekabet Hukuku Bülteni 2024 Yılı Ocak-Haziran Dönemi

Yazarlar: Av. Mert Karamustafaoğlu, Av. Merve Bakırcı, Av. Aslı Su Çoruk, Av. Nil Zeren Özdemir, Stj. Av. Elvan Galatalı

Rekabet Hukuku ve Uyum 06.08.2024
2023 Yılı İlaç Sektörü Raporu
Yayınlar
2023 Yılı İlaç Sektörü Raporu

Yazarlar: Av. Merve Bakırcı, Stj. Av. Elvan Galatalı

Rekabet Hukuku ve Uyum 10.05.2024
Dow Kararı Uyarınca Avukat-Müvekkil Yazışmalarının Gizliliği
Hukuk Postası
2023 Yılı Rekabet Hukuku Raporu
Yayınlar
2023 Yılı Rekabet Hukuku Raporu

Yazarlar: Av. Mert Karamustafaoğlu, Av. Merve Bakırcı, Av. Can Yıldız, Av. Aslı Su Çoruk, Stj. Av. İlayda Salkım

Rekabet Hukuku ve Uyum 01.02.2024
2022 Yılı Rekabet Hukuku Raporu
Yayınlar
2022 Yılı Rekabet Hukuku Raporu

Yazarlar: Av. Mert Karamustafaoğlu, Av. Merve Bakırcı, Av. Can Yıldız, Av. Aslı Su Çoruk

Rekabet Hukuku ve Uyum 24.01.2023
2021 Yılı Rekabet Hukuku Raporu
Yayınlar
2021 Yılı Rekabet Hukuku Raporu

Yazarlar: Av. Mert Karamustafaoğlu, Av. Ecem Süsoy Uygun, Av. Aslı Su Çoruk

Rekabet Hukuku ve Uyum 27.01.2022
Rekabet Kurulu Kararları Işığında Bankacılık Sektöründe Bilgi Değişimi
Yayınlar
Rekabet Kurulu Kararları Işığında Bankacılık Sektöründe Bilgi Değişimi

Yazarlar: Av. Mert Karamustafaoğlu, Av. Merve Bakırcı

Rekabet Hukuku ve Uyum 2021

Yaratıcı hukuk çözümleri için iletişime geçin.